1 Tem 2008

ve temmuz

ve
bir büyüyor bir kücülüyor bebek
bir gece bir gündüz
bir paralel bir dik
bir hayal bir gercek
...
bitmeye yakin hizlanan sarkilar gibiyim

7 yorum:

aynasilgisi dedi ki...

bitmeye yakin hizlanan sarkilar gibiyim

!!!

No More Virgilius dedi ki...

Çoğu zaman mistiklerin prensibi işe yarar... Neydi?
"Madem ki realiteyi değiştiremiyoruz, o zaman biz de ona bakan gözlerimizi değiştirelim."
İlk balkışta bu cümle "wooowww, lafa bak!" etkisi yaratıyor.
İki dakika düşününce üzerinde, "hadi len dümbük!" diyesi geliyor insanın.
Beş dakika daha kafa yor... Hayatını, yaşadıklarını, tattığın pastaları, boğazını yakan acı biberleri... geçmişi "gözlerinin" önünden geçirmeyi dene...
Belki farkına varırsın sen de, bu söz bir yaşam felsefesinden ibarettir.
Bol şans.
(Kafan benden çok çalışıyorsa yukarıda vurgulanan süreleri kısaltabilirsin.)

.o.zlem dedi ki...

polyana'nin felsefesi mi. bütün açılar gercek(dogru degil gercek) açı olmuyor. dönüyorsun gibi sürekli ve hep bir an geciyorsun gercegin yerinden...

şans hep var. sagol.

No More Virgilius dedi ki...

Gevezelik etmek ve seni sıkmak istemiyorum ama "gerçek" bir açıdan zaten söz edilemez, "doğru" dediğimiz halt ise daima görecelidir.
Bir önceki yorumumda açımlamaya çalıştığım sözü, bu aralar ağzıma takılıp sürekli yinelediğim bir başka sözle destekleyeyim, Mircea Eliade'ya ait:
"Ölçekler fenomenleri yaratır."

p.s. Ödev veren öğretmen gibiyim, her gün bir hikmet yumurtlayıp "bugün bunun üzerine çalış" diyorum :-)

.o.zlem dedi ki...

tam da elida'nin söyledigi sebepten dolayi hangi acidan bakarsam bakayim ölceklerime göre gerceklerim var. (iyk kafiyeli oldu :) ) Biberler ve cilekli pastalar koca gözlerimi biraz daha güclü yapiyor. Ama ne kadar dönersem döneyim bu dünyanin geometrisinde sadece 360 derece var.

No More Virgilius dedi ki...

İşte bu noktada yaklaşımlarımızdaki farklılık ortaya çıkıyor:
Ölçeklerine göre gerçeklerin olduğunu vurguluyorsun.
Fenomenin "gerçek" olmadığını, sadece "virtue" şeklinde ele alınması gerektiğini düşünen biriyim. Eğer bir şey ölçeğe göre değişiyorsa, o şey sabit/değişmez/mutlak değildir.
Biberler ve kestaneli pastalar (çileklisini sevmem) bu ölçeklerin merceklerini daha güçlü hale getirir. (bak bu da benim kafiyem, ıyk!)
Yaklaşımına saygılıyım elbette, ama her zaman her şekilde haklı olmak gibi önüne geçilmez bir haklılık içindeyim, mutluyum gururluyum.
Bu konuyu çok uzattıysam kusurumu bağışla.
Bu çilekli pastalar senin olsun.

.o.zlem dedi ki...

(: schopenhauer'in bir gerceklik tanimlamasi var. degismez gercek degil, kisiye özgü gercek var gibi bir sey. buldugumda ya da tam hatirladigimda yazicam.

sustum ben. pasta yicem.