19.Tem.2009

burnt by the sun

günes icten ice yaniyor
kimsenin mikinde degil
...

http://fizy.com/s/150qji
...

günesin bile mi

15.Tem.2009

sana sana

sandim
sandin
sandi
sandik
sandiniz
sandilar
ama sanirim yana yana bir ben yandim
alevler bel boyu

giderken sesini cikarsin
icerde rüzgari kalsin

13.Tem.2009

like a mouth full of rain



Now after all, don't feel like nothing
like walking away
like a mouth full of rain
at twelve o clock

the bell starts ringing
a dog starts barking
and you're still missing
still missing something

you've never known what it was
and I'm not one for thinking twice
but I know this much is true
the earth will turn, the pot'll burn
and you are my revolver

just waking up
some dogs start barking
a bell starts ringing
and you're still missing

and after all, don't feel like nothing
like walking away
like a mouth full of rain
I'm holding on
'cause you're my revolver
and I dreamed of ending
and flying away

isobel campbell - revolver

doors



bir adaya her yanindan ayak basabilecegini saniyor insan
oysa insan gibi görünür görünmez bir kapisi var
dogru kapidan girmedikce baska yere geliyorsun


duvarlarin tek anlami kapilar

28.Haz.2009

kurt - south of the border


kirpi gibi bir hal. her seye ayni mesafede yuvarlak bir top.

her gecen anin üstüne beton* dökülüyormus. süre ne kadar cok gecerse beton oturuyormus. seylerin yerini degistirmek imkansizmis. önemli olan simdiki anda dogru yerde durmakmis.

cuma gecesi yatagima uzanip, gecenin ikisinde, kitap* okumaya basladim. sayfa 1'den. sayfa 217 oldugunda kitap bitmisti. saat de sekizi geciyordu.

*haruki murakami - gefährliche geliebte

22.Haz.2009

alman amcalarin canlari cok sikkin

alman olmanin özel taraflari var. bir köseyi dönüyorsunuz kabak gibi karsiniza cikiyor bazen. cumartesi günü bir adam minibüs gibi bir araba ile engelli yerinde durmustu. arabanin icinden bir sey bosaltiyordu, o sirada yasli bir amca heyecan/sevinc/karmakarisik duygular icinde onun fotografini cekiyordu. hayatina heyecan katmak istemis kacmaya hazir. park halindeki sesleniyor 'ne cekiyorsun' diye. amca bir kac adim geriye atip heyecanli cekmeye devam ediyor. hizlica oradan uzaklasiyor. o sirada aklima hemen oradaki kendi arabam geliyor. devam ediyorum yoluma. yasak yere parkettim tam 5 dakikaligina. arabamin yanina ulasinca iyice yavasliyorum cunku amca arkamda bakayim napcak diyorum. coktan cekmeye baslamis bile. gülüyorum, tesekkür ederim diyorum, cok eglenceli di mi diye ekliyorum. sasiriyor, bir seyler söylenip uzaklasiyor ordan.

bu konuda bir ani daha var aklima gelen. öglen bankaya gitmistim. acele yasak bir yere parketmistim. o sirada arabadan inince etrafina bakinan elinde telefon bir kadin gördüm. enteresan diyerek devam ettim. döndügümde kadin hala oralardaydi. park yerinden cikiyorum, önüme cok eski bir vw minibüs parketmis, döküldü dökülcek. cikmaya calisirken minibüsün arkasina römork eklemek icin olan demir uzantisina dokunuyorum. neyse cikmaya devam ederken kadin kosarak yanima geliyor. ben gördüm carptiniz diyor. kadina gösteriyorum nereye dokundugumu. yandaki cafedeki insanlar gülüyor. diyorum simdi ben burdan gidersem bu kadin kesin plakami alir polisi arar. minibusun camina kagit yazip koyuyorum numaramla beraber "park yerinden cikarken arabanizin arkasindaki askiya carptim, ama bence bir sey yok" diye. o gün 1 Nisan. sanirim saka yaptim sandilar beni 2 senedir kimse aramadi.

ne eglenceli isler buluyorlar kendilerine

18.Haz.2009

göze takik haller

gercek göz
hep her sey gecken gören bir göz olur
isin icinde ic varsa

yol

elinin elimdeki izinden iceriye akiyordu
elimin elindeki izinden iceriye akiyordum

life developer

bütün duygularin önceden programli oldugunu seslendi biri
asagi yukari bilerek dedi
evet
herkes secimlerini yasar dedi digeri

09.Haz.2009

körsem körüm



baktigim her yerde kendimi görebilme isteginden dolayi hayatima comak sokuyorum. cocukken can sikintisindan, hayati renklendirmek istedigimden, sokmustum comagi ari kovanina. oyuncak ari kovaniydi hayat degil. o gün kosarak ve üzerimde ne varsa atarak/cikararak bahceden salona ulastigimi hatirliyorum. hem ciplak hem de 4 yerimden yarali.
körsem körüm.

bazen iyilikle kötülügü karistiriyorum onu biliyorum. böylesi iyidir derken öylesi kötü olmaya basliyor. cünkü sevince bir 'evet'im ben.
bana bir gün cok büyük bir kavganin ortasinda demisti bunu biri. kafamin icine civi ile cakti ama yine de bazen görünmüyor.
"senin hayir demekle ilgili sorunun var!"
körsem körüm.

icimdeki doktor herkesi sevdigin gibi sevilme hastaligindan bahsediyor.
tahtaya resimler ciziyor.
körsem körüm.

08.Haz.2009

kör

kendimle kördüm
herkesi öldürdüm

06.Haz.2009

kendinden uzak...

bir ara insanlar ile gölgeleri arasindaki kavgalar üzerine bir seyler düsünmüstüm. gölgelerinden ayri düsen insanlar ya da insanlarindan ayri düsen gölgeler. bu kisa film onu aklima getirdi cok sevdim o yuzden.

Jeremy Clapin - Skhizein...
nerden bulup izlersiniz bilmem ama izleyin...
bulursam eklerim

http://www.youtube.com/watch?v=MyjBussdSE8

04.Haz.2009

bana dedi ki

"Su vakitten sonra önemli olan tek sey senin beni bilmen degil, benim seni bilmem... Kalpten mutluyum diyorsan, ben de mutluyum. Sevgine de, anlayamamis olmana da, umursamazligina da, yalnizca ve yalnizca sevgiler. Askin üstüne baska birsey yazmak gelmiyor icimden... "

simdi düsünüyorum da, ben gercekten hicbir sey anlamamisim. ben kimi bana bunu adiyla söyleyemecek sekilde biraktim ki oldugu yerde... icerde bir yavru kedinin basi egildi. her sey bilemediklerim yüzünden.

03.Haz.2009

kivrila kivrila

yollar cok virajli
bir köseyi dönünce degisiyor her sey
ve ben habire köse dönüyorum

hafif diyorum hafif

evet dogru hafifinden alayim

ben zaten cocukken yagli hicbir seyi sevmezdim
büyüdüm, bir ara da degistim
simdi yeniden her seyin hafifinden alasim var
en güzeli bile olmaz
simdi hafifi
sonra yavas yavas koyucam yagi icine