22 Eki 2007

gercegin zehirli kollari*

hepimizin kendine dusen paydaki gercegi gormeye hakki var. gercek ne kadar yuzlesilmez olura olsun
o artik bizim hayatimiz ise onunla yuzlesip onu kendimizde tasimayi bilmemiz gerekiyor. kendi gercegimizi sevmemiz ona anlayis göstermeyi, onu bagislamayi bilmemiz gerekiyor.

yasadigimiz her ana bir seyler veriyoruz kendimizden. sadece bilerek degil, icimizden gelerek icinde oluyoruz o anin.

sonra o kareler bizden calinmis gibi davranmak bosuna. kimse zorla bir seyi calmiyor bizden.

o kareye ait olmayan bir parca orda kaldiysa kendi sucumuz. eksik yasamayi ogrenmeye baslamamiz gerekiyor o zaman. yuzunuze eksikleriniz vurulunca ezilmemeyi ogrenmemiz.

aslinda eksik degil sadece herhangi bir insan oldugumuzu, insan olmanin böyle bir sey oldugunu anlamamiz gerekiyor.

acilan bu yaralar ögrendiklerimiz oluyor.
dogru yerde dogru seyleri birakabilmek icin.
yanlis yerde oyalanmamak icin.
yanlis ve dogru ne ise...
huzurla uyuyabilmek icin.

insanin kendine verecegi hesabi iyi tutmasi onemli.
bence kimseye degil insanin borcu kendine.
kendi icindeki dengeyi kurmak icin lazim bunlarin hepsi.



*gercegin zehirli kollari
sarsan da beni yaralasan

Hiç yorum yok: